Rusya’nın resmi haber ajansı Ria Novosti’nin Azerbaycan’daki kolu olan Novosti-Azerbaycan, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi bölümü Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek’le geniş bir röportaj yaptı. 4 Ekim’de yayınlanan röportaj Türkiye, Rusya, Ermenistan, Fransa, Belarusya ve Ukrayna basınında da yankı buldu.
10 yıldır Rus-Sovyet devlet arşivlerinde, Türk-Sovyet İlişkileri ve Ermeni Meselesi üzerine araştırmalar yapan Mehmet Perinçek’in bu konularda yazılmış dört kitabı ve çok sayıda makalesi bulunuyor. Genç bilim adamı, güncel Türk dış politikası üzerine yaptığı çalışmalarla da dikkat çekiyor. Röportajın özetini dikkatinize sunuyoruz:
AKP AZERBAYCAN’DAN GİZLİ ERMENİSTAN’LA GÖRÜŞTÜ
Novosti- Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Abdullah Gül’ün son Bakü ziyaretinde imzalanan Stratejik Ortaklık ve İşbirliği anlaşmasının büyük tarihi anlamı olduğunu söyledi. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri yeniden tarihi bir aşamaya geçmiştir. Bu aşamada Türkiye ve Azerbaycan’ın stratejik amaçları nedir?
Perinçek- Türkiye- Azerbaycan ilişkilerini ve bu ilişkilerin geleceğini değerlendirirken ilk önce AKP hükümetinin Ermenistan’la imzaladığı protokole değinmek gerekir. ABD’nin bölge planları adına Washington’un dayatmasıyla imzalanan bu protokol, Türkiye’nin milli çıkarlarına ciddi zarar vermektedir. Protokolün vurduğu en büyük darbelerden biri de Türk-Azeri ilişkileridir. Ermenistan’la yürütülen gizli görüşmelerden Azerbaycan bilgilendirilmemiş, Bakü yönetimi, kendisinin arkasından çevrilen dolapları ne yazık ki Rus istihbaratından öğrenmiştir. Gizli görüşmelerin ortaya çıkmasıyla üst düzey Türk yetkililerinin İlham Aliyev’e “Biz, senelerden beri yük olan Kıbrıs’I verdik kurtulduk, siz de Karabağ’I verin kurtulun” diyecek kadar olumsuz bir noktaya sürüklenmesi krizi büyütmüştür. Ankara-Bakü ilişkilerinde doğan bu güven bunalımı, Karabağ sorununun çözümünü dışarıda tutan protokolün imzalanmasıyla üst seviyeye çıkmıştır. Arkasından Türkiye-Ermenistan maçında Azerbaycan bayraklarının stada sokulmaması protokolün gerçek yüzünü tekrar görmek açısından önemlidir. ABD, Türkiye’yi yalnızlaştırarak kolay yutulur bir lokma haline getirirken, Azerbaycan’ı da Türkiyesiz bırakmanın hesaplarını yapmaktadır.
Bu oyun mutlaka bozulmalıdır. Ancak bu oyunu bozmak sözle değil, icraatla olur. Bunun da ilk adımı, Türk hükümetinin imzalanan Ermeni protokolünü yırtıp attığını açıklamasıdır. Azerbaycan’daki kardeşlerimiz mutlaka bilmelidir ki, eğer bu hükümet, imzaladığı protokolü tarihin çöplüğüne atmayacaksa, kurulacak ilk milli hükümet bunu yapacaktır.
ÇÖZÜM BATI ASYA İŞBİRLİĞİ’NDE YATIYOR
Ülkelerimiz arasındaki stratejik işbirliği de sorunlarımızı çözecek somut bir temele dayanmalıdır. Türkiye, bölücü terör ve parçalanma tehdidiyle yüz yüzeyken, Azerbaycan topraklarının da önemli bir kısmı işgal altındadır. En önemli meselelerimiz bunlardır. İşte bu sorunları çözecek bir işbirliği geliştirilmelidir. Buna da cevap verebilecek bir formül olarak Batı Asya Birliği’ni önerebilirim. Türkiye, Suriye, İran, Irak, Azerbaycan ve KKTC bölge ittifakı gerçekleştirmelidir.
ABD PROTOKOLLERİ NİYE DAYATIYOR?
ABD’nin temel hedefinin Orta Asya olduğu biliniyor. Bunu başarmak için de Rusya’ya diz çöktürmekten başka çaresi yok. Bu nedenle Rusya’yı kuşatmak için peşi sıra hazırlanan renkli devrimlerde Kafkasya önemli bir rol oynuyor. Rusya’nın bölgedeki tek askeri üssünün Ermenistan’da olması Amerikan politikası açısından bu ülkenin önemini ayrıcalıklı kılıyor. Bu bakımdan Ermenistan’ı Rusya’dan koparmak ABD güdümündeki sözde bir Türk-Ermeni yakınlaşmasından geçiyor. İşte Washington imalatı olan Ermeni protokolüyle iki ülke arasında sınırın açılarak Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığının azaltılması ve Moskova’dan koparılarak Türkiye üzerinden Atlantik sistemine entegre edilmesi hedeflenmiştir. Medvedev’in Ermenistan ziyaretinin temel çıkış noktası, Ermenistan-Azerbaycan ihtilafı değil, Rusya-ABD rekabetidir.
AZERBAYCAN’DA NATO ÜSSÜ KURULMASI ÇATIŞMALARA YOL AÇAR
Novosti- Azerbaycan Meclisi yabancı üslerin ihtiyaç duyulması halinde Azerbaycan’da konuşlanmasını öngören kanunu kabul etti. Rusya’nın Ermenistan’daki askeri faaliyetleri göz önüne alındığında Azerbaycan’da Türkiye’nin bir üs kurması ihtiyaç gibi gözüküyor.
Perinçek- Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin her alanda gelişmesi olumludur. Böyle bir üssün kurulması iki ülkenin ulusal güvenlikleri, bölge barışı adına olumlu bir rol de oynayabilir. Ancak Amerikan güdümlü bir politikanın sonucunda bölgeyi içinden çıkılmaz çatışmalara da sürükleyebilir. Eğer bu üs, bir NATO üssü olarak k u l l a n m a k amacıyla açılacaksa Türkiye ve Azerbaycan’ı İran ve Rusya’yla karşı karşıya getirir. Türk hükümetinin Başbakanı Tayip Erdoğan’ın 32 kez basın mensupları önünde ABD’nin 24 Müslüman ülkenin sınırlarını değiştirmeyi hedefleyen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu açıklaması bu tereddütlerimizi daha da arttırmaktadır. Tabi bir de buna Abdullah Gül’ün Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell’a yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmayı ekleyebiliriz.
ABD’NİN KARABAĞ OYUNU
ABD, Karabağ konusunda da inisiyatif geliştirmeye başlamıştır. ABD’nin girişimleri, çıkarlarının Karabağ’da statükonun korunmasından yana olduğunu ifade eden Rusya’yı oldukça rahatsız etmektedir. Özellikle Rus istihbaratının ABD’nin Ermenistan’a Rusya’nın üstlerinin kaldırılması karşılığında Karabağ’ın tanınması konusunda adımlar atmayı önerdiğini tespit etmesi, ilişkilerin daha da gerilmesine neden olmuştur. Medvedev’in son Ermenistan ziyaretini ve üslerin süresinin uzatılmasını bunun karşı bir atağı olarak da değerlendirmek gerekir. Aralık 2009’da ABD Kongresi, Ermeni işgali altında bulunan Azerbaycan toprağı Yukarı Karabağ’a 8 milyon dolar mali yardımı onaylayarak bunun ilk sinyallerini vermiştir. Rusya ise Karabağ sorununda statükonun bozulmasına yönelik girişimlerin karşılığında Azerbaycan lehine ağırlığını koymayı planlamaktadır. Bu durum, Rusya’yı kendi tarafına çekmek açısından Azerbaycan’a bir fırsat vermektedir.
Diğer taraftan Azerbaycan-İran ilişkilerinin geliştirilmesi yine bu anlamda önemli bir rol oynayacaktır. Azerbaycan’dan kendi toprak bütünlüğüne yönelik hiçbir şüphenin kalmaması İran’ın geleneksel olarak Ermenistan’ı destekleme politikasına son verebilecektir. Hatta Azerbaycan’ın yanında da tutum alması sağlanabilir. Bunun başarılmasında yukarıda altını çizdiğimiz Batı Asya Birliği, çok önemli bir işlev görür.
Amerika’nın bölgeye yönelik yayılmacı planlarını engellemek hedefiyle Türkiye-İran ve Türkiye-Rusya ilişkilerinin geliştirilmesi, Karabağ sorunun çözümünde de etkili olacaktır.
Bölge barışının ancak ve ancak dış müdahalelerden arındırılarak Türkiye ve Rusya’nın işbirliği içerisinde sağlanabilecektir. Tarih, Kafkasya’da Batı’nın kışkırttığı Türk-Rus rekabetinin her zaman olumsuz sonuçlarını gözler önüne sererken, işbirliğinin ise bölgeye huzur ve barışı getirdiğini ortaya koymaktadır. Tarih boyunca Batı’nın Kafkasya planları, Türk-Rus çatışmasına dayandı. İki ülke, Kafkasya’da savaştığı zaman bundan galip çıkan hep Batı emperyalizmi oldu. Dostluk politikasında ise iki ülke, milli çıkarlarını sağlamada başarı sağladı. Osmanlı ve Çarlık döneminde dahi iki devletin birbiriyle savaşmasından her zaman Batılı devletler karlı çıkmıştır. İki devletin birbirine düşmesi, Kafkaslar’da Batılı emperyalist güçlerin inisiyatifini hakim kılmıştır. Ama ne zaman iki ülke dostluk kurmuş ve ortak politikalar belirlemiştir, o zaman bölgede istikrar sağlanmıştır. Bugün de Türkiye’yi bölmeye çalışan Batılı emperyalist devletler, ülkemizi müttefiksiz bırakmak için komşu ülkeleriyle arasını açmaktadır. O zaman Türkiye’yi parçalamak daha kolay olacaktır. Bu bakımdan bölgemizde Türkiye-Rusya- Azerbaycan arasında iyi ilişkilerin kurulması, her üç devletin de çıkarınadır.
Bugün Türkiye’yi Büyük Ortadoğu Projesi’yle (BOP) bölmek isteyen kimdir? Karabağ’ın bağımsızlığının tanınması kimin planıdır? Niçin Ermeni soykırımı yalanı Batı parlamentolarında peşi sıra kabul edilmektedir? Bunların arkasındaki gücün ABD olduğunu görmek gerekir ve ona göre bir ittifaklar manzumesinin oluşturulması şarttır. Eğer tehdidin gerçek kaynağını görmez ve ona karşı direnecek güçleri birleştirmeye çalışmak yerine dağıtırsak bundan herkes zararlı çıkacaktır.
TALATPASAKOMİTESİ.ORG
